Ana içeriğe atla

Ben kimim?

 --- ÖZ GEÇMİŞİM ----


1976 Giresun doğumluyum. Teyyaredüzü mahallesinde ikamet etmekteyim. Köyüm Giresun merkeze bağlı 23km mesafede bulunan 240 haneli Sultaniye köyü diğer adıyla meşhur ismi Kemerköprü diye bilinmektedir. Köy merkezinde ve Karabalçık Mahallesinde ev ve fındık bahçelerimiz bulunmaktadır. Fındık çiftçisinin ne çektiğini çok iyi bilirim. 

Giresun'un yayları da meşhurdur. Bizim yaylamız Melikli Obası diye bilinen Ağaçbaşı Yaylası'dır. Yılda 15-20 gün de olsa fındık başlamadan enerji toplamak için yaylaya ailecek çıkarız. Kulakkaya, Bektaş ve Alçakbel rutin ziyaret yerlerimiz arasında yer alır. Ormanda mantar toplamak en büyük hobilerim arasında yer alır. 


Eğitim Hayatım

- İlkokulu Giresun Namık Kemal İlkokulu'nda,

- Orta öğrenimimi Giresun Hamdi Bozbağ İmam Hatip Lisesi EK binada,

- Lise eğitimimi Giresun Atatürk Lisesi'nde sayısal bölümü üzerine tamamladım. 


Üniversite Hayatım

- KTÜ İnşaat

- Anadolu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi

- Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Gazetecilik Yüksek Lisans

- Anadolu Üniversitesi İlahiyat 

- İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi Lisans'ta devam ediyorum.


Aldığım Sertifikalar

- NOVARGE Aile Danışmanlığı 400 saat

- Anadolu Üniversitesi İş Güvenliği Sertifika Programı

- İstanbul Üniversitesi Okur Yazarlık Eğitimi

- Udemy Word, Excell, Powerpoint programları sertifika programı

- Udemy Fotografçılık Sertifika Programı

-  "İnsan Hakları" üzerine Ekonomi Üniversitesi sertifika programı

- Arel Üniversitesi Medya Okur Yazarlığı Sertifika Programı

- Samsun Halk Eğitim Müdürlüğü Bilgisayar İşletmenliği Programı

- Kütahya Halk Eğitim A1 Almanca 400 Saatlik Dil Programı

Konrad Adenauer Vakfının Türkiye Programlarında Samsun Büyük Otel, Erzincan Valiliği Valilik Kültür Sarayı, Bursa Mudanya Montania Otel'de "Medya ve İletişim" üzerine düzenlediği programlarına katılım sağladım.


İş Hayatım 

1995 yılında iş hayatına adım attım. Ordu, Samsun/Çarşamba, Samsun/Havza, Kars Merkez, Bursa/ Mudanya, Bursa/İnegöl, Bursa, Hatay, Kütahya illerinde fiili olarak medya sektöründe yönetici olarak çalıştım. Samsun Havza'da Havza FM'de Radyo (Mustafa Yetik işletme sahibi) Haber Müdürlüğü yaptım. 20 yıllık çalışma hayatım sonrası 2016 yılında çalıştığım kurum 15 Temmuz darbe girişimi sonrası kapatıldıktan sonra, Kütahya PAKMAYA Şubesi'nde 2 yıla yakın muhasebeci olarak çalıştım. Bir süre KOCADAĞ Apart'ta işletmecilik yaptım. Şuan İzmir Seferihisar'da şahıs işletmesi kurarak medya sektöründe SAHİNAJANS adı altında faaliyet gösteren firmamda hayatımı devam ettirmeye çalışıyorum. 


Hobilerim : Din turizmi yapmak  

Fobilerim : Yılan, akrep, köpek, kurbağa türü canlılar  


  







Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gazzeli Çocukların Sessiz Çığlığı Savaşın en ağır yükünü her zaman çocuklar taşır. Gazze’de ise bu yük, artık sadece ağır değil; dayanılmaz bir işkenceye dönüşmüş durumda. Çocuklar, oyuncağı olması gereken yaşta bombaların sesine uyanıyor, okula gitmesi gereken günlerde molozların arasında dolaşıyor. Onların çocukluğu, bizim gözlerimizin önünde çalınıyor. Bir çocuğun en temel hakkı nedir? Oynamak, gülmek, sevilmek… Ama Gazzeli çocukların dünyasında bu hakların hiçbirine yer yok. Bir oyuncak yerine taş taşıyor, bir çiçek yerine yıkıntılar arasında dolaşıyorlar. Uyandıklarında görmek istedikleri anne-baba yüzü, çoğu zaman artık yanlarında değil. O küçücük bedenler, kaybettikleri sevdiklerinin boşluğunu taşımaya çalışıyor. Geçen hafta Gazze’nin Han Yunus mahallesinde 9 yaşındaki Yasir’in yaşadığı an, bu dramı özetliyor. Gece yarısı düşen bombayla evleri yıkıldı. Annesi hayatını kaybetti, babası ağır yaralandı. Yasir, sabaha kadar kardeşinin cansız bedeninin yanında bekledi. Sabah olduğun...

Hayatta Her Şey Var: Kader, Dua ve İnsanlık İmtihanı

  Hayatta Her Şey Var: Kader, Dua ve İnsanlık İmtihanı Merhaba değerli okurlarım, Sizlerle tekrar bir araya gelmek, düşüncelerimizi paylaşmak adına büyük bir onur. Yaşamın karmaşası içinde, insanı en derinden etkileyen gerçeklere odaklanmak istedim ve bu köşe yazısının ana düsturu "Hayatta her şey var" oldu. Hayatı, bir senaryo gibi izlemekle yetinebilir miyiz? Bir filmde, aracın tekerleği fırlamış, hızla savunmasız bir çocuğa doğru yuvarlanırken, biz sadece izleyiciyiz. Gerçek hayatta buna kader deriz; filmde ise senaryo . Kader, mutlak bir yazgı mıdır, yoksa insanın iradesinin de dahil olduğu bir süreç mi? "Kader planında müdahale şansım yok" demek, yaratıcı kulun sorumluluğunu göz ardı etmek değil midir? İşte bu noktada, her zaman var olan o ilahi müdahale kapısı açılır: Dua. Dua, sadece bir temenni değil, aynı zamanda kaderle olan ilişkimizde aktif bir köprüdür. Bir annenin evladına duası, neden bu kadar makbuldür? Çünkü o dua, belki de o yuvarlanan tekerleğin...